Bir gün, küçük bir kasabanın kenarında yaşayan Deniz, gece gökyüzünde beliren parlak bir ışık gördü. Işık, ormanın derinliklerine doğru iniyordu. Deniz, çok meraklandı ve hemen el fenerini alıp peşine düştü.
Ormanın içine ilerledikçe ışık giderek daha parlak hale geldi. Sonunda, büyük bir ağacın altında yere çakılmış, minik bir metal küre buldu. Küre titreyerek farklı renklerde ışık saçıyordu. Deniz, bu garip nesneye yaklaştı. Küçük ama cesur bir bilim meraklısı olan Deniz, hemen bir not defteri çıkardı ve gözlemlerini yazmaya başladı.
"Bu bir uzaylı mı? Bir robot mu?" diye düşündü. Tam küreyi incelemek için elini uzattığında, küre hafifçe titredi ve ona doğru konuştu: "Merhaba! Ben bir enerji küresiyim. Dünyanızın enerjisini incelemek için geldim ama bir parçam eksik."
Deniz şaşkınlıkla, "Hangi enerji?" diye sordu.
Küre yanıtladı: "Dünyadaki en güçlü enerji, doğanın enerjisi. Ağaçlar, rüzgar, su... Onlar sayesinde dünyanız canlı ve güzel. Ama son zamanlarda bu enerjiyi kaybettiniz. Doğaya daha iyi bakmalısınız."
Deniz, bunun çok önemli olduğunu anladı. Küreye yardım etmek için eve dönerken, kasabalılara bu mesajı iletti. Herkes, doğaya daha fazla özen göstermeye ve enerji kaynaklarını korumaya söz verdi.
Ve işte o gün, gizemli küre, parladığı gibi bir anda kayboldu. Ama Deniz, artık dünyanın en büyük hazinesini öğrenmişti: Doğa, onu koruyanlara her zaman ışık verir.
Mesaj: Doğa, dünyamızın enerjisidir. Ona iyi baktığımızda, bize hayatın en güzel renklerini ve ışığını sunar.
0 Response to "Gizemli Işık ve Küçük Bilimci"
Yorum Gönder